''Medyayı çocuklarımızın geleceği için doğru ve etkin kullanmanın yollarını aramalıyız"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, çocukların uygun ve doğru medya içeriklerinin belirlenmesi, ayrıca medya kullanım süresinin düzenlenmesinde ailenin farkındalık düzeyinin önemli olduğunu ifade ederek, "Bakanlık olarak, bu konuda koruyucu ve önleyici çalışmalar yapıyoruz. Bunun için, Aile Eğitim Programımız kapsamında medya konusunda ayrı bir modül oluşturduk. Bu eğitim programıyla, aile bireylerinin medya imkanlarından en üst seviyede faydalanmaları kadar, olumsuz etkilerini de en aza indirebilecek bilgi ve beceriye sahip olmalarını öngördük ve bugüne kadar yaklaşık 660 bin insanımıza ulaştık" dedi.

TRT tarafından düzenlenen, "TRT 6. Uluslararası Çocuk Medyası Konferansı", Grand Cevahir Otel'de başladı. Konferansta konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, konferansın ülke, aileler ve dünyanın tüm çocukları için yeni umutlara, yeni ufuklara vesile olmasını diledi.

Bakan Kaya, son olarak geçen ayın ortasında TRT World Forum'la dünyanın nabzını Türkiye'ye taşıyan TRT'nin, bugün de bu konferans vesilesiyle dünyanın tüm çocuklarına masumiyetin, sevginin, şefkatin diliyle sesleneceğini ifade etti. Bu konferansın, çocuk medyacılığına yeni yaklaşımlar kazandıracağına, sorumlu ve anlamlı mesajların verileceği bir platform olacağına inandığını belirten Bakan Kaya, şöyle devam etti:

"İletişim teknolojilerinin bu kadar geliştiği, zaman ve mekan kavramlarını anlamsızlaştırdığı bir çağda medyayı dışlayan, medya unsurlarından uzak bir çocuk tasavvuruna sahip olabilmek imkansız bir hal almıştır. Çocuklarımızın, bilgi ve iletişim araçlarına erişimi her geçen gün kolaylaşıyor. Geçmişte akranlarıyla oynayan çocuklarımızın, bugün en iyi arkadaşları ekranlar. Elbette bunun çocuklarımız için ortaya çıkardığı büyük tehditler var ve bu tehditleri bertaraf etme konusunda hepimizin üzerine düşen büyük sorumluluklar var. Ancak bu tehditlerle beraber bu dünya gerçeğinin meydana getirdiği fırsatları da heba etmeden, medyayı yavrularımızın geleceği için doğru ve etkin kullanmanın yollarını aramalıyız."

Bakan Kaya, bu noktada TRT Çocuk kanalının sorumlu çocuk medyacılığı alanındaki örnek çabalarıyla övgüyü hak ettiğini vurgulayarak, bunu sadece Türkiye'nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak değil, iki çocuk sahibi bir anne olarak samimiyetle söylediğini bilmeleri gerektiğini ifade etti. Her bir yayını çocuklarla birlikte aileleri de adeta ekranlara bağlayan TRT Çocuk kanalının, sadece çocuk medyacılığı alanında değil, çocuk gelişimi alanında da örnek bir platform haline geldiğine dikkati çeken Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esasen sadece bu konferans dahi bu anlamda TRT'nin ve TRT Çocuk'un sadece Türkiye'deki yavrularımız için değil, dünyadaki tüm çocuklar için ne kadar önemli bir misyon üstlendiğini ortaya koyuyor. Hangi alanda olursa olsun, toplumu ve geleceğimizi ilgilendiren meseleler, sadece devletin ve hükümetlerin tek başına çözebileceği bir alan değildir. Bu görevi sadece ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının çabalarıyla yerine getiremeyiz. Bu görev, aynı zamanda medya kuruluşlarının, yayın birliklerinin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarımızın, ailelerimizin ve bütün bireylerin de omuzlarındadır. Konferansın bu konuda tüm ilgili tarafları bir araya getirmesini bu bakımdan özellikle anlamlı bulduğumu da ifade etmek istiyorum."

"Biz, dünyanın bütün çocuklarının mutluluğu doyasıya yaşadıkları bir dünya hayal ediyoruz" diyen Bakan Kaya, çocuğun masumiyet, saflık ve temizlik olduğunu, o masumiyet kirlendiğinde, kirlenen çocukların değil, insanlık olduğunu kaydetti.

Bir çocuğun, çaresizlik, yokluk, imkansızlık nedeniyle döktüğü gözyaşının, esasen insanlığın tükenişi olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Bakan Kaya, "Türkiye'nin neresinde olursa olsun, dünyanın neresinde olursa olsun, bir tek çocuğun bile kendi kaderine, çaresizliğe, mahrumiyete mahkum bırakılmasına razı olamayız. Bakınız şu anda dünyanın birçok köşesinde savaşlar, çatışmalar, kavgalar yaşanıyor. Suriye'de, Arakan'da, Gazze'de, Afrika'da, dünyanın pek çok yerinde çocuklar savaşın, yokluğun ve kıtlığın pençesinde kıvranıyor. Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendiyle birlikte Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslüman kardeşlerimizi ziyaret ettiğimizde orada bu drama, bu trajediye birlikte şahit olduk" diye konuştu.

Arakanlı çocukların Türkiye'den uzatılan bu şefkat eline sığındığını tarifsiz duygularla orada bizzat yaşadıklarını anlatan Bakan Kaya, hiçbir politikanın bir annenin feryadından daha kıymetli olamadığını vurguladı.

Bakan Kaya, şöyle konuştu:

"Oyuncaklarıyla değil de Suriye'de olduğu gibi üzerlerine yağdırılan bombalarla, şarapnel parçalarıyla oynamak hangi çocuğun kaderi olabilir? Kimyasal silahların altında inleyen yavrularını kucaklarında çaresizce taşıyan anne babaların feryadı hangi siyaset, hangi çıkarla izah edilebilir? Bu feryadı, bu vahşeti, bu kısır döngüyü durdurmak için daha kaç Aylan bebeğin kıyıya vurması gerekecek? Bizler bu kötü tabloların bir an önce ortadan kaldırılması için bütün imkanlarımızla gayret gösteriyoruz. Ülkemizde bugün 1,5 milyonu aşkın Suriyeli çocuğu misafir ediyoruz. Ülkelerindeki zulümden kurtulmak için evlerinden, ailelerinden, yurtlarından koparılmış, çocuklarımızı korumaya alıyoruz."

- Geçici Barınma Merkezleri

Bakanlık hizmetleriyle ilgili bilgi veren Bakan Kaya, şu açıklamalarda bulundu:

"Geçici Barınma Merkezleri içerisinde çocukların yaş grupları, cinsiyetleri, varsa engel durumları ve ihtiyaçları dikkate alınarak Oyun ve Etkinlik Çadırı, Çocuk Merkezleri, kreşler kuruyoruz. Ülkemizde kamp dışında yaşayan Suriyeli çocukların topluma uyumlarının sağlanması ve ülkemiz çocukları ile Suriyeli çocuklar arasında karşılıklı iletişime ve bilgi alışverişine önem veriyoruz. Bunun için Bakanlığımız ve UNICEF işbirliğinde 'Sosyal Uyum Programı' düzenliyoruz. Uyum programı kapsamında her ilde Çocuk Komiteleri kurduk. Bu komitelerde Suriyeli çocuklar da yer almakta. Akran eğitimi tekniğiyle çocuklarımıza eğitimler veriliyor. Çocuk Komitelerimizde sosyo-kültürel etkinlikler de düzenliyoruz ve bu program kapsamında bugüne kadar yaklaşık 30 bin çocuğa ulaştık. Türkiye'nin gösterdiği bu çabaların sahiplenilmesi, dünyanın değişmesi, savaşların yerini barışın, düşmanlıkların yerini dostlukların, nefretin yerini sevginin alması gerekiyor."

Türkiye'nin, dünyada çocuklarına bayram armağan eden ilk ve tek ülke olduğunu hatırlatan Bakan Kaya, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne taraf ülkeler arasında olduğunu ifade etti. Bakan Kaya, çocuk hakları konusunda Birleşmiş Milletler'e (BM) ait 18 İnsan Hakları Sözleşmesi'nden 16'sına taraf olunduğuna işaret ederek, "Sadece yerel dinamiklerle hareket etmiyor, evrensel ilkeleri de politikalarımızda esas alıyoruz. Bizim tarihimizde, bizim inancımızda, bizim kültürümüzde çocuk sevgisi ve çocuğa şefkat, en önemlisi de çocuğun eğitimi, hep hayatın en merkezinde olmuştur. Bu dünyada çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras onları ilim, irfan ve hikmetle buluşturmak olacaktır" dedi.

Türkiye'nin tarihine bakıldığında dünyaya da yön vermiş isimler olduğunu aktaran Bakan Kaya, "Mimar Sinan gibi Fatih Sultan Mehmet gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi Recep Tayyip Erdoğan gibi isimleri gururla sayabiliyorum. Mevlana'yı, Yunus Emre'yi, Hacı Bektaş Veli'yi, İbn-i Sina’yı, Piri Reis’i, Mehmet Akif'i, Fuzuli'yi medeniyetimizde iz bırakmış daha birçok ismi sıralayabiliyorum" diye konuştu.

- Çocukların medya erişimi

Medya erişimi ve medya kullanım alışkanlığının esas itibarıyla çocuğun ailesinde şekillendiğine dikkati çeken Bakan Kaya, 2 yaşına kadar çocukları ekranlardan uzak tutmanın, ailenin sorumluluğu altında olduğunu vurguladı.

Bakan Kaya, şunları söyledi:

"Çocuklarımıza uygun ve doğru medya içeriklerinin belirlenmesi ayrıca medya kullanım süresinin düzenlenmesinde ailenin farkındalık düzeyi önemli. Bakanlık olarak, bu konuda koruyucu ve önleyici çalışmalar yapıyoruz. Bunun için, Aile Eğitim Programımız kapsamında medya konusunda ayrı bir modül oluşturduk. Bu eğitim programıyla, aile bireylerinin medya imkanlarından en üst seviyede faydalanmaları kadar, olumsuz etkilerini de en aza indirebilecek bilgi ve beceriye sahip olmalarını öngördük ve bugüne kadar yaklaşık 660 bin insanımıza ulaştık. Özellikle çocuklarımızın interneti bilinçli, güvenli ve etkin kullanmalarını sağlamak; bu konuda ailelerinde farkındalık oluşturmak amacıyla, ilgili kurumlarımızla işbirliği halinde çalışmalar yapıyoruz."

Bakan Kaya, bu kapsamda, kişisel bilgilerin gizliliğinin sağlanması hususu başta olmak üzere, sosyal medyanın, çocukların kimlik ve şahsiyetlerinin oluşumuna ayrıca mahremiyet duygularının gelişimine etkilerine özellikle odaklandıklarını söyledi.

Bakan Kaya, "Bu vesileyle, ailelerin sosyal medyada çocuklarına ilişkin fotoğraf ve video paylaşımlarına dikkati çekmek istiyorum. Bu paylaşımlar, son derece önemli ve hassas olmayı gerektiren bir alan. Bu nedenle, çocukların duygusal, bilişsel ve psiko-sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyebilecek paylaşımlarda bulunmamaları için aileleri bilinçlendirme çalışmaları sürüyor" ifadelerini kullandı.

- Bakanlık RTÜK işbirliği başlıyor

Bakanlığın bünyesinde Sosyal Medya Çalışma Grubu oluşturduklarını hatırlatan Bakan Kaya, "Çalışma grubumuz, internet ortamında çocuklarımızın maruz kaldığı ihmal, istismar gibi olayları, ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde takip ediyor ve gerektiğinde müdahale yapılmasını sağlıyor. Çocuklarımızın ilgi alanları arasında yer alan dijital oyunlar konusuna da özel önem veriyoruz. Bu çerçevede ulusal ve uluslararası etkinliklere destek veriyoruz. Bu etkinlikler kapsamında, bilgi güvenliği ve dijital oyunların çocuklarımızın fizyolojik, psikolojik ve zihinsel gelişimlerine etkilerini değerlendiriyor; bilgi güvenliği konusunda çocuklarımızın ve ailelerin farkındalık düzeylerinin artmasını sağlıyoruz" şeklinde konuştu. 

Bakan Kaya, 6 ay önce hükümet olarak çok önemli bir adım attıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"29 Nisan 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile aile ve çocuk dostu yapım ve dizileri RTÜK ile işbirliği halinde destekleme kararı aldık. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve RTÜK işbirliği içinde önümüzdeki 2018 yılı içinde aile ve çocuk dostu yayınlara maddi destek de sağlayacağız. Bunun için RTÜK'ün ayırdığı 6 milyon liralık bir bütçe var. Biz de Aile Bakanlığı olarak bütçemizden pay ayırarak RTÜK ile birlikte aile ve çocuk dostu yayınları destekleyeceğiz. Biz çocuklarımızın geleceğini çalmaya kalkan FETÖ başta olmak üzere istiklalimize ve istikbalimize yönelen tehditlerle mücadele etmek için hayata geçirdiğimiz OHAL'in asla milletimize değil, devletimize ilan edilmiş bir tedbir olduğunu da bu aldığımız kanun hükmünde kararlarla da ortaya koyuyoruz."

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Kaya, TRT Çocuk kanalının kuruluşunun 9. yılı nedeniyle hazırlanan pastayı çocuklarla beraber kesti.


Sonraki Sayfa: Münazara Yarışması İl Elemeleri Tamamlandı

Önceki Sayfa : "Çocuklar gülerse dünya güler inancındayız. Tüm çocukların gülmesi için gece gündüz çalışıyoruz’’